12 Temmuz 2013 Cuma

DAĞDA TEK BAŞINA

                                     SEVGİLİ EŞİMİN  BİZDEN SONRAKİ DÜNYASI

                      Ferhat  tam bir av ve doğa tutkunu.Allah onu 24  saat bu dağda kalabilir,
                     av yapabilir , ve bir dağa  saatlerce hayran hayran bakabilir yaratmış.
                     (Yazımı okusa ne çok sitem eder günahımı  alıyorsun
                      diye...:))  )

Bu dağ evi yaşadığımız yerden [ Kastamonu - Abana] yaklaşık
 30  35 km uzaklıktakı  Mamatlar adlı bir  köy de [daha doğrusu köy 
yukarıda kalıyor burası köye bağlı bir yer.] 
 Ev ise  buralı  bir arkadaşının. O da bir doğa tutkunu ,tıpkı Abana daki diğer 
arkadaşlarının gibi. Hal böyle olunca  bazı hafta sonları fotoğraf makinasını, 
erzağını kapan buraya geliyor .Onlar için burası doğa ile iç içe kalma yeri , 
sohbet muhabbet  yeri .
Buraya ise ben ilk defa geçen yıl gelmiştim.Ev;  tomruklardan yapılmış bir
  kulübe idi. Mevsim bahardı ve henüz ortalık çok  ısınmamıştı. O kadar
çok üşümüştüm ki  bir daha gelmem demiştim.Geçen gün Ferhat beni ikna 
etti gitmemiz konusunda . İyikide gitmişim o ne manzara , o ne güzellik......
Bakmalara doyamadım.Bildiğin kulubeyi  de çevirmişler dağ evine ....
Balkonlar,şömineler,çatı katları falan...Kış boyu gidip geldilerdi,
yaptıkları işlerden söz ediyordu fakat bu kadarını beklemiyordum.
























EVİN DÖRT BİR YANINDAN MANZARALAR
Balkondan bakıldığındaYaralıgöz adındaki bu tepe  ile karşı karşıyasın.




           Evin sağ tarafında gözüken bu tepe de çok ilginç.Ayrıca  buradan geçen ayı
        (yavruları ile     birlikte) ve karacaları görme şansına biz erişemedik.
         Ferhat birkaç defa   görüp fotoğraflamıştı  belki onun arşivinden bulabilirsem
         sunarım..



Alttaki  resim ise İsveç görsellerinden fırlamış gibi
Milka inekleri eksik:))




                        Yiğitle Kerem su yalağının başından ayrılmadılar.
                     Kendilerine tahsis edildiğini düşündüler herhalde.









FERHAT IN YORUMU İLE SAÇ TAVA..
Temiz hava insanı acıktırıyor...Yemek için pratik olsun diye saç tavayı
düşündük.Neyseki açık hava olunca yemek işi erkeklerin oluyor.
Bu arada onun da tarifini vermiş olayım.

Saç kavurmalık et tavaya alınıp   suyunu saldırıp çektirilir


Küçük doğranmış soğanlar ve bir miktar sıvıyağ eklenip pişirmeye devam edilir.


Soğanlar ölünce birkaç adet sivri biber doğranır.


Onlar da pişince  küp küp doğranmış domates eklenir pişmeye yakın tuzu,
karabiberi ilave edilir ve içine çekmesi için harmalanır


Veeee mutlu son

Mmmmm MİSSSSS




 EVİNİN  İÇİ

Bu gördüğüm duvarda bir kuzine vardı mesela.Onu kaldırıp bir ustadan da fikir 
ve malzeme alarak şömine yapmışlar. Şaşırdım kaldım ,evime bende istiyorum.
Mademki bunu yapabilmişler biraz daha iyi bir malzeme ile ev tipi bir şömine 
neden olmasın ki...







Yukarıdaki mumluk  Vedatın dekupaj çalışması...  









Buda kendi çabaları ile yaptıkları balkon.Kendi işlerim 
bana çok basit geliyor ama bu kaba saba işlere hiç aklım ermiyor
Koca ağaçları kes kes  birleştir merdivenli balkon yap
ama çok güzel oluş,çocuklar gün boyu indi çıktı,
Resimdekiler yeğenim Eslem ve benim ortanca  [ Kerem ]








Eve dönerken doğanın bize yol boyu eşlik edişi....






                         Ve...evdeyiz .Yolda durup  topladığım çiçekler de
                         baş köşede yerlerini aldılar .





24 yorum:

  1. Doğa tutkunu eşim demişsiniz ama doğayı sevmek, doğaya tutkun olmak, doğadaki diğer canlı türlerini zevk için, hobi olarak vurup, öldürmek onların hayatına son vermek değildir bunu naçizane eşinize hatırlatmak istedim, tam tersine doğayı sevmek doğadaki başka canlı türlerine zarar vermemek hatta yapabilirse korumaktır, yaralı bir ceylanı köydeki evinde bakıp, tedavi eden köylü ailesi gibi ( gazetede okumuştum) ya da bir ayı yavrusunu tekrar anasına kavuşturmak gibi, bana avcılar doğanın dengesini koruyor demeyin çünkü doğa dengesini tüfek icat olmadan da koruyordu, bunu koruyacak bir sistemi var kendi içinde büyük balığın küçük balığı yutması gibi, hastalanıp ölmeleri gibi...yok kavurma için avlanıyorsa marketlerde hepsi satılıyor..kendi elleriyle öldürmesine gerek yok..geriye hobi, zevk için yaptığı kalıyor ki, o kadar çok zararsız hobi var ki, resim yapabilir, ağaç oymacığılığı, müzik, kitap, hobi çok....


    arkadaşlarım et yemeyen ve diğer canlılar hakkında aşırı hassas olduğumu bilirler, sizinle daha yeni arkadaş olduk bilmeyebilirsiniz o yüzden söylemek istedim ki, bu yorumu keyfimden yaptığımı ya da sabah sabah çatmak için yer aradığımı sanmayın...iki güzel evladınız olduğunu gördüm resimlerden, keşke evlatlarınız canlıları öldürdüğünüzü değil, sevip, koruyup sahip çıktığınızı ne bileyim kediler için bir kap su koyan ebeveynler olduğunuzu görerek hayvan sevgisiyle büyüselerdi:( bu saatten sonra eşinizin fikrini değiştirebileceğimi sanmıyorum ama çocuklar - ağaç yaşken eğilir- ne görürse onu doğru bilecek, ne örnek alırlarsa onu tatbik edeceklerdir büyüdüklerinde de....

    yazan: tavşanları, ayıları, vaşakları, aslanları, kaplanları, kedileri, köpekleri, yunusları, fokları, filleri sürüngenler dışında tüm canlıları çok seven 55 yaşında bir blogcu...

    eşiniz ve çocuklarınızla bundan sonraki hayatınızda başka bir hobi edinmeniz umuduyla güzel günler dilerim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili bücürükveben ,yorumunuz için çok teşekkür ediyorum.Avlanmak ve avcılıktan ben de sizin gibi hoşlanmıyorum.Yazımı da dikkatli okumadınız sanırım.Ayı ve ceylanlanlar geçerken onları fotoğraflamak ile vurmak arasında fark var. Herhalde durup dururken bir ayıyı veya ceylanı vuracak değiller.Ne Oradaki veya tabağımızdaki hiçbirşey av kavurması değil. Kasaptan alınmış,vurulmamış ama kesilmiş bir hayvan.
      Ne avlıyorlar diye soracak olursanız,Kanunların onlara musade ettiği süre içerisinde yenilebilir kuşlar, (bunları olta ile balık tutup yemek,tavuğu kesip yemek gibi düşünün)Yalnızca alışık olmadığımız için bunlardan hoşlanmıyoruz.Yoksa bu tür avcılıkların balık avcılığı ile hiçbir farkı yok.Ve insanoğlunun doğasında vardır avlanmak,Allahın da musade ettiği birşeydir.Benim hoşuma gitmiyor,sizinde hahvanların öldürülmesinden kesinlikle gönlünüz razı değil diye tüm avcıları cani sınıfına sokmak haksızlık olur bence.Et yememek sizin
      gönlünüze kalmış birşey sizin tercihiniz ,ben çok severim herkes gibi,biz et yiyenler ne olmuş oluyoruz cani mi katil mi.
      Birde bizim gibi dağlık kesimlerde yaşayanlar bilirler.Ürünlere zarar veren hayvanlar vardır.Sansar,ayı,domuz,çakal.Mısırı ,fındığı,tüm mahsülü ekersiniz,birgün bir kalkmışsınız tüm tarla yerle bir.Bu hayvanlar birbirlerine de zarar verdikleri için içlerinden birinin sayısı çok daha fazla olur.Bu da 15-20 senedir domuz olarak bilinir.Yine Milli Parkalar köylüyü ve mahsülü korumak adına buna müsade eder.Avcılık yapanlar ve köylüler zaman zaman birleşir ve (şu an zarar veren baskın hayvan domuz olduğu için)domuz avına çıkarlar.
      Çocuklarıma da kendilerine zarar vermedikleri müddetçe hiçbir canlıya zar vermemelerini öğretiyorum elbette.Büyüdüklerinde ise yemek istediklerini kendileri mi temin ederler,kasaptan mı alırlar,balığı tutmak mı isterler,balıkçıdan mı alırlar orasına müdahale etmem.
      İlginiz için çok teşekkürler.Niyetim faklı bir açıdan gösterebilmekti.

      Sil
    2. Tekrar merhaba Serpil hanım, estağfurullah, ben eşinize cani filan sınıfına sokmadım, sokmam da, öyle bir şey yazmam, haddim değil, sadece avcılıktan hoşlanmayan aşırı hayvan sever biriyim, sadece avcılık değil mesela at yarışlarından, at yarışı yapıp o atları çatlayana kadar koşturup onların sırtından büyük paralar kazananlardan, sirklerde hayvanlara türlü eziyetler edenlere de karşıyım.

      Köylülerin bir olup avladığı hayvanları yazmışsınız, ayı belki zarar veriyordur ama ayı filmine gitmiştim, bir anne ayı ve yavrusu vardı o kadar ağlamıştım ki, avcılar annesini vurmuşlardı...acaba o köylüler mahsulü başka bir şekilde koruyamazlar mı? ne bileyim çit filan çekseler? Uzak tutmak için bir şeyler yapsalar, ayıların insanlara fazla yaklaşmadığını rahatsız etmediğini sanıyorum...sonuçta ormanda yaşayan bir canlı...

      ben de bilgilendirici cevabınız için çok teşekkür ediyorum
      güzel bir hafta sonu dileğiyle...

      Sil
    3. Sevgili Müjde Hanım;ben de zaten durumu eşim olarak değil,avcılık ile ilgili fikirlerim ve bildiklerim doğrultusunda yorumladım.
      Hayvanlarla ilgili hassasiyetinizi çok iyi anlıyorum.Sebebi ne olursa olsun hayvanlara veya canlılara eziyet edilmesine kesinlikle karşıyım.Fakat bazı durmları da göz ardı etmemek gerekir.
      Evimde bazen rastladığım,ürküp tiksindiğim bir böceği öldürmek yerine,onu hemen evden uzaklaştırma yönüne giderim. Bu benim hayvanlara karşı vicdanlı olduğumu,fakat gün gelip bazı insanların da başına geldiği gibi evimi bu böcekler istila etmiş olsa hiç tereddüt etmeden ilaçlayarak onlardan kurtulmak istemem benim vicdansız olduğumu gösterir mi sizce.Fikrime göre insanların vicdanları,hassasiyetleri,bulundukları duruma göre değişebiliyor sanırım.
      Köylüler bahçelerini en azından evlerinin bahçelerini parmaklıklarla koruyabiliyorlar.Fakat tarlaları için yapacak bir şey yok.Koruyucu telin hiçbir işe yaramadığını biliyorum. Domuzlar çok akıllı hayvanlar her şeyin üstesinden geliyorlar.Ayı ise yaşadığımız yerde çok şükür ki yok.Varsa da tek tük.İnsan olan yerlere yakın yaşamazlar.Ama bir köylü kazara karşılaşmış olsa,değil köylü avcının bile şansı çok az olur.Tek bir hamlesi öldürmeye yetebilir.
      Ben de size çok teşekkür ediyorum Müjde Hanım,güzel ve sağlıklı günler dileği ile...

      Sil
  2. Bir de böyle yerlerde yaşamaya alışınca şehir insanı hasta ediyor ya Serpilcim :)
    Çok güzel değil miiiiiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten çok güzel Banu Abla ..Tam sana göre

      Sil
  3. Ben de siz gibi soğukta üşümeyi hiç sevmem.Strese girerim üşüyünce.Çok harika bir yermiş.Her yer yemyeşil.Bol oksijen.
    Çocuklar çok mutlu görünüyor.Bu güzel fotoğraflar için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))Evet soğukta kulubeden çıkamamıştım.Şimdi ise yayıldık çayırlara ohhh misss.Çocukları görsen oradan oraya koşuşturup durdular.Senin tatilde çok iyi geçmiş,senin adına sevindim.Okuduğumda yoğun olduğumdan yorumlayamamıştım. Sevgiler canım...

      Sil
  4. İçimi açtı fotoğraflar, ne büyük şansmış böyle bir sığınacak, kaçacak yerin olması :) Doğa ne kadar bozulmamış, ne kadar seyredilesi, bayıldım bayıldım :)
    Mutlaka sen de sık sık git bence, keyfini çıkar, çocuklar için de ne güzel olmuştur...
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yaz olduğu müddetçe sık sık gitmek istiyorum artık.O balkonu görsen Esencim,yemeğini ye,çayını demle ,al eline kanaviçeni otur bir köşeye....Nasııllll daha cazip hale geldi değil mi:).
      Ayrıca yaşadığım yer de çok güzel buranında kendine özgü doğası var.Evimin bir camından dağ manzarası ön camındanda da deniz manzarası gözüküyor.Çok şanslıyım bu konuda.Kanaviçeleri kap gel bence:))

      Sil
    2. Aç kapıyı öyleyse arkadaşım, elimde kaneviçelerim geldim bile :)))

      Sil
    3. Açtım kapıyı yoksun,ben sahi söyledim şaka mı sandın.Bir hafta önce Kastamonudaki hava alanımızda faliyete geçti atlayıp gelin hafta sonu.Ne güzel olur.

      Sil
    4. :) Çok teşekkür ederim bu güzel davete, öyleyse bunu da "İnşallah"lar listemize yazayım, günü gelir gerçek olur inşallah :)
      Sevgiler, öperim :)

      Sil
    5. İnşallah canım.Bende seni öperim:)

      Sil
  5. Wow,ne kadar güzel bir yer bol orman kokusu cam kokusu oh oh bütün cigerleriniz temizlenmistir
    bu arada sen avrupada mi kaliyorsun? masallah cocuklariniz pek tatliymis ALLAH bagislasin
    sana iyi hafta sonu diliyorum sevgilerimle♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Temizlendi.Zaten ciğerlerde bir sıkıntı yoktu,çam ormanları evin üst tarafında olunca...
      Biz Kastamonu nun Abana ilçesinde yaşıyoruz canım.Abana Karadeniz sahilinde küçük güzel bir ilçe.Kastamonu ile aramızda birbuçuk saatlik bir yol var.Bu günkü fotoğraflar ise
      Abana-Kastamonu arasında bir köy.Güzel dualarına AMİN. Allah cümlemizin cocuklarını bağışlasın. Sanada iyi hafta sonları diliyorum canım

      Sil
  6. Yanıtlar
    1. Teşekkürler Emine Hanım,sevgiler...

      Sil
  7. Çocukluğumda birkaç kez gittiğim Kastamonuyu yıllardır tekrar görmek isterim ,kısmet olmadı bir türlü.
    Fotolarla hasret giderdim. Ben de ılgaz dağlarının kar altındaki halini hep hatırlarım. Şimde artı olarak Abanayı da görmek arzusu düştü içime.
    Ne güzel bir gezi ve yazı olmuş. Yürekten teşekkürlerim ve sevgilerimle...
    Hep mutlu kalın.
    Nalan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Nalan Hanım.çocukluğunuzda Kastamonuya gelmiş olmanızı merak ettim,buralımısınız?Ilgaz Dağlarını sormayın ne muhteşem biryer,aynı hatıralarınızda kaldığı gibi....
      Kısmet olurda gelirsiniz İnşallah.Bu vesile ile tanışmış da oluruz.
      Tekrar teşekkürler,kucak dolusu sevgiler....

      Sil
    2. Ablam Kastamonu Kız İlk Öğretmen Okulundan mezundur. O ,okurken babam la beraber hemen her ay Kastamonuya giderdik.Ben o zaman 9-10 yaşlarındaydım.Gece ablamın yatakanesinde onunla yatar ,yemekanede onlarla yemek yer bir günlüğüne leyl-i meccani (Parasız yatılı) olurdum.5-6 yıl sonra da ben Kütahya KİÖO da öğrenciydim.
      Bolu/Geredeliyim,oradan giderken kimi kez gazete arabalarıyla çok hızlı giderdik. kimi kez de bir kamyon şöför mahallinde konuk olurduk.
      Babam fotoğrafçıydı. Omzunda makinesi hiç eksik olmazdı(biz o zaman kamera demezdik:)Kamyonla gittiğimiz bir kış günü Ilgaz Dağlarında durup kar altıda kalmış köknarlar çamlar arasında muhteşem resimler çekmişti babam. Resimler kayboldu gitti ama hafızamdan görüntüler silinmedi. İnşaallah bir gün gelebilirim. Kısmet olursa tanışabiliriz bile.Ankaraya yolun düşerse beklerim. Sevgiler ,selamlar.

      Sil
    3. İnsanın çocukluğuna ait güzel anılarını parça parça da olsa hatırlayabilmesi ne güzel.
      İnşallah bir gün gelebilirsin.Tanışabiliriz ne demek.Gelirsin de tanışmazmıyız.Ankaraya da gezmek için gelebilirsem belki orada tanışırız.Benden de sana sevgiler....

      Sil
  8. Hay,

    This post is beautiful!
    And your pictures are so lovely.
    I will follow your blog.
    Please take a look into my world.

    Love from Marijke
    www.marijkevanooijen.blogspot.com

    YanıtlaSil
  9. Thanks Marjika..
    I flowıng you too.Isaw pictures of holiday,all very nice
    Love from TURKEY

    YanıtlaSil