DIY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DIY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2013 Pazartesi

*DIY* BİR DUVAR DEKORU


                                            KENDİMLE  GURUR DUYDUM

           Niye mi??
      Çünkü bu duvarın maliyeti 80 tl.  Evet yanlış okumadınız...
      Üstelik  bu tutarın yarısından fazlası 3 yıl evvel İkea dan aldığım çerçeveler...

          Gelelim hikayeye;bir kaç yıl önce taşındığım bu evde en çok istediğim
    şey ;çok fazla  para harcamadan da dekorasyon yapılabilirliği anlatmak adına
    özellikle kendi yaptığım uygulamalarla ,evin her yerinde beni anlatan ,
    hoş tasarımlar yapabilmek.
    Biliyorsunuz küçük çocuklarım var,onlarla bu işleri yapmak bazen
    sıkıntılı olabiliyor. Ama sonucunu görmek öyle mutlu ediyor ki ...:))

       Bu duvar için böyle deseni olan bir duvar kağıdı istedim,dizilerde, filmlerde
   sıkça gördüğüm    bu deseni almaya kalkınca ne yazık ki bulamadım .
   Bakmadığım  site kalmadı.Neyse ki sonradan aklıma
   şerit yöntemi ile boyamak geldi.Gözlük ün mutfak yenileme çalışmasında görmüştüm.

   Konsolum ise daha önce ki evimde kullandığım suntalemden yapılmış bir raf
   ve dört adet eski torna ayaktan oluşuyor.Tabi bir iki adet ağaç desteği yaptık.













           Aşağıdakiler başrol oyuncularımız.
        Odunluğa kaldırmış olduğum bu raf tam istediğim ebattaydı.30*110
        Bunun altına iki tane torna ayak yaptırabilsem, bir bulabilsem derken
        bulduk .Tek sorun biraz yaşlılardı,kim bilir kaç senelikler.

           



Nihayet birleştiler.
Şimdi  bunların arasına bir çekmece lazımdı.
Açılıp kapanmasına  hiç gerek yoktu.
Zira maliyeti artırabilirdi.O çekmecenin açılması demek ;
bir marangozun devreye girmesi demek.Hiç de amaca uygun değil.

Ayrıca,içerisine anahtar,ruhsat,gözlük gibi birçok nesnenin 
sürekli girip çıktığı ,düzenini sağlamakta zorlandığım,
çekmeceli bir dolabım vardı zaten.
Buraya ne koyacaktım ki? Çocukların arabalarını mı?
Yok yok,en iyisi kapalı dursunlar dı.






           Önce üç bir tarafını ölçülerine göre ( ön alnına 15*110 yanlarına da 15*28)
           çam tahta kestirip içerden desteklerle monte ettik.
           Tabi işin bu kısımlarını eşim yapıyor,ben yalnızca yönetmenim.
           Neyse ,bu alın kısmına iki adet kestirdiğimiz tahtayıda monte ettik  işin çoğu bitti.



Geldik boya kısmına...
Hiç işimin bitmediğinden,sürekli birşey bulup onu rahatsız ettiğimden şikayetçi olan
Ferhat ı dinlenmeye aldık.
Onun yerine bu işte çok eğlenen  küçük yeni bir usta buldum evin içinde.
Zaten geleceğe yatırım yapmalıydım.Ömrüm el verdikçe,ve sağlığım oldukça
sürekli bu işlerle olacağıma göre,Ferhat beni daha fazla çekemez di.
Bu yüzden çekirdekten birini yetiştirmeliydim.Kerem bu işler için
gayet uygundu...
Yeni ustamla alçı  ve tutkal karışımı  koyuca bir macun hazırlayıp delik,
hasarlı ne varsa onardık.Sonra zımpara ve astar boya yaptık.




Boya olarak her zamanki gibi su bazlı ahşap boyaları kullandım.
Üst zemin sunta kaplama olduğundan boya tutmaması lazım,
yinede biraz zımpara yapıp  koyu kahveye boyadım.
Sonra sütlü kahve ile  alttaki koyu rengi fazla kapatmayacak şekilde
 bir kat daha boyadım.En son fırçanın ucunu sulandırılmamış
beyaza batırıp bazı yerlerine  fazla bastırmadan sürüverdim.
Kuruyunca da 3 kat mat vernik uyguladım.
Antik eskitme kulplarımı da taktıktan sonra.değmeğin keyfime...






Bu da duvarımın boyanma görüntüleri:
Her yerini 12 cm işaretleyip boyama bantlarını işaretlerin biri içerden 
birini dışardan olmak sureti ile boyda boya yapıştırdım.
Kafamın karışmaması için işaretler koydum.Duvarımı da su bazlı boya ile 
boyadım.O kadar keyifliydi ki ... Sürdüğüm yer anında kurudu,ve inanın
birazcık boya yetti de arttı bile.












Çerçevelerin içindekiler; daha önce aldığım  fakat kullanamadığım
bir duvar kağıdı.Gül kısımlarını kesip yerleştirmiştim.
Tabi o zamanlar dekupaj desenlerinden bihaber,
ayyy bu duvar kağıdı da olmasaydı ne yapardım dediğim,cahiliye dönemimdi.





Ehh.her şey bu kadar masrafsız ilerlerken üzerine koyacağım eşyaların
maddi değeri olmamalıydı.Evin içinde şöyle bir dolandım,bakındım ve seçtim.
 Başıboş bir kavanozken terfi eden vintage vazolarım ve içerisindeki 
kumaş güllerim
bu projemde yer almaya hak kazandılar.





Bu yazım Ne Desem Beğenirsin Link Party Etkinliğinde yer almıştır

18 Haziran 2013 Salı

SERGİMİZDEN GÖRÜNTÜLER


                                                           HOŞGELDİNİZ

   Sizlere sergimizi gezdirmeden önce 2 haftadır niçin paylaşım yapamadığımdan
söz etmek istiyorum
Mayıs ve Haziran ayları öyle telaşeli ve yorucu geçiyor ki Abana da.
Koca bir senenin hasadı ve yeni sezonun hazırlıkları....Yetiş yetişebilirsen.
Okul sonu etkinlikleri ve gösterileri,karne ve vedaları,,
okullar yararına yapılan davetler ,benim sergi  telaşım derken nihayet hepsi son buldu .
Son buldu da ben de son buldum.Ne çok yorulmuşum aslında
Şimdilerde ise yorgunluğumu atıyorum üzerimden. Enerji toplamam lazım ne olsa yaz yorucu geçecek.
3000 nufuslu Abana yı   yaz ortalarına doğru  10 000 kişi ile paylaşacağız.Bu da hazırlık demek.
Standlarımız ,dükklanlarımız ,pansiyon ve otellerimizin çoğu yeni sezona hazır.
Belediyemiz,esnafımız  herkes   son hazırlıklarını  yapıyor şu günlerde...
Neyse ki benim tüm ürünlerim tamamlandı. Bir tek stantdaki düzenimi kurup misafirlerimizi
en iyi şekilde ağırlaması kalıyor.Kim bilir belki sizinde yolunuz düşer ne güzel olur:))
Bu arada şunu da belirtmek istiyorum;Yaz ayı nedeni ile
paylaşımlarımı haftada bir  belki iki defa yapabileceğim .Sanmayın ki bloğumu ihmal ediyorum.
Yaz sona erdiğinde ise çok daha sıkı çalışmalarımın olacağını düşünüyorum...

 Neyse şimdi   sergimizden sizin için seçtiğim  fotoğraflar sunuyorum. Umarım beğenirsiniz.
Tekrar hoşgeldiniz....






,